rusya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rusya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ekim 2010 Pazar

Census List Suite IV - Alfred Schnittke





Alfred Garyevich Schnittke (Russian: Альфре́д Га́рриевич Шни́тке, November 24, 1934 – August 3, 1998) was a Russian and Soviet composer. Schnittke's early music shows the strong influence of Dmitri Shostakovich. He developed a polystylistic technique in works such as the epic First Symphony (1969–1972) and First Concerto Grosso (1977). In the 1980s, Schnittke's music began to become more widely known abroad. In the 1980s, he wrote his Second (1980) and Third (1983) String Quartets and the String Trio (1985); the ballet Peer Gynt (1985–1987); the Third (1981), Fourth (1984) and Fifth (1988) Symphonies; and the Viola (1985) and 1st Cello (1985–1986) Concertos. As his health deteriorated, Schnittke's music started to abandon much of the extroversion of his polystylism and retreated into a more withdrawn, bleak style.

13 Haziran 2010 Pazar

Kak Budda - Deti Picasso





The Moscow based Deti Picasso plays an unusual sort of music in Russia - head-spinning and sharp, with strong ethnic roots, psychodelia and hypnotic energy. Very expressive female vocals, transparent guitar music and a soft cello sound are mixed with rough psychedelic tunes. Ancient Armenian chants and songs recorded with the academic string quartet blend with new forms of guitar sound. The music is very fresh, original, extraordinary and captivatingly sincere. At the centre of the band is Gaya Arutyunyan - one of the most original singers of the Russian rock scene. Gaya's voice is not operatic, smooth, or even attractive. It is jagged, nervous and urgent. In 2004 Deti Picasso made their public appearance with Armenian folk dance songs combined with heavy guitar themes and innovative modern rock music. Their second album, "Ethnic Experiments" became one of the best examples of the rising contemporary Eastern European rock scene. "Ethnic Experiments", in Armenian, is the type of album release that happens once every few years. It startles you and makes you think, by going deeper into the approach than what is usually presented in a simple folk song. From that time on, the band's art brings together 2 streams: the Moscow club and Armenian folk cultures. No wonder Deti Picasso won the warm acclaim of audiences and became one of the most respected bands of the Moscow club scene. As a result of their domestic success, they were invited to play in the biggest festivals and clubs in France, Belgium, Portugal, Hungary, Austria, Croatia, Finland, Estonia, Lithuania and the Czech Republic. Among the most important are Festival "Musicas do Mundo" in Portugal, "Sziget" festival in Hungary, "Rock for People" Festival in the Czech Rep., "Fete de la Musique" in France and more.

23 Kasım 2009 Pazartesi

Shostakovich, waltz no:2





Dmitri Şostakoviç listen (Yardım·bilgi) (Rusça: Дми́трий Дми́триевич Шостако́вич, Dmitriy Dmitriyevich Shostakovich) (d. 12 Eylül 1906 – ö. 9 Ağustos 1975). Rus besteci; SSCB döneminin ünlü bestecisi ve virtüözü. SSCB Yüksek Sovyet Milletvekili, Lenin Nişanı sahibidir. 20. yüzyılın en önemli senfonilerini yazan besteci film müziği, şarkı, caz dahil olmak üzere pekçok türde eserler verdi.

25 Eylül 1906'da St.Petersburg'da doğdu. Bestecinin büyükbabası Polonyalı veteriner Pyotr Şostakoviç idi. 1830 Polonya Ayaklanması'na katılmıştı. Aile daha sonra Ruslaştı. Babası Dmitriy Boleslavoviç Şostakoviç , Mendeleyev ile birlikte çalışan ünlü bir kimyacıydı. Annesi Sofya Vasilyeva ise bir piyanistti. Dmitriy Şostakoviç piyano derslerine dokuz yaşındayken başladı. İlk öğretmeni annesi olmuştu. Bundan sonra profesyonel öğretmenlerden dersler almaya başladı. İlk bestesi olan Devrim Kurbanlarının Anısına Cenaze Marşı'nı bu dönemde yaptı. 1919 yılında, henüz 13 yaşındayken ülkenin en iyi müzik akademisi olarak gösterilen Petrograd Konservatuarı'na başladı. Zor şartlar altında eğitimine devam ederken zaman zaman öğretmeni Leonid Nikolayev'in evinde derslere devam etti. Ailenin maddi sorunları oluşmaya başladı. 1922 yılının başlarında babası kötü beslenmeden dolayı zatüreden öldü. Sofya Vasilevna üç çocuğu ile ortada kaldı. Ancak eğitimine Alexander Glazunov'un desteğiyle devam etti. Piyanolarını sattılar fakat yeterli olmadığı için ablası Marya ile birlikte çalışmaya başladı. İlk işi bir sinemada piyano çalmaktı. Bu besteci kimliğine büyük katkı sağladı ve doğaçlama yeteneğini geliştirmiş oldu. Bu zaman zarfında vereme yakalandı, on yıl süreyle bu hastalığın etkisinde kaldı.

prokofiev, Dance of the Knights






Sergei Sergeyevich Prokofiev, (Rusça: Серге́й Серге́евич Проко́фьев; Sergey Sergeyeviç Prokofiev; 27 Nisan 1891– 5 Mart 1953) birçok değişik müzik türünü ustalıkla icra edebilen, bu özelliği ile 20. yüzyılın en önemli yorumcularından sayılan ünlü piyanist ve besteci.

Prokofiev; Sontsovka, o zamanlar Rusya İmparatorluğu'nda şu an ise Donetsk Oblast, Ukrayna'da bulunan bir köyde dünyaya geldi. Annesi bir piyanist babası ise zengin bir ziraat mühendisi idi.
Prokofiev'in olağan dışı müzik yeteneği 5 yaşında ortaya çıktı. Müzik eğitimi, annesinden aldığı piyano dersleriyle başladı. Bir süre sonra, dinleyicilerini aile dostları ve komşuların oluşturduğu konserler vermeye başladı. Üzerine eserler yazmak amacıyla temalarını not aldığı, küçük köpek yavruları adını verdiği bir not defteri tutmaktaydı. Annesi, St. Petersburg da oturan babasını ziyarete gittiğinde, büyük şehrin müzik ortamını görmesi için Sergei i de yanında götürürdü. Bu geziler sayesinde Prokofiev, Rus bestecilerinin büyük çaplı yapıtlarını dinleme fırsatı bulmuştu. 7 yaşında ise satranç oynamayı öğrendi ve bu oyunu zamanındaki şampiyonlarla boy ölçüşebilecek kadar ustaca oynadı. Prokofiev'in hayatı boyunca bu ikili (müzik ve satranç) bir tutku olarak kaldı.
1902 yılında yorum dersleri almadan önce bile birkaç tane yenilikçi eser bestelemişti. İlk zamanlarında ürettiği bir Fa majör eserinde siyah notalara dokunmayı sevmediğinden si bemolü kullanmamıştı. Yeteri kadar teorik alt yapıyı öğrendikten sonra kendi tarzını oluşturacak denemelere başladı.
1910 yılında babasının ölmesi ilen birlikte ekonomik desteği de sonra erdi, ama bu süreye kadar edindiği ünü ile kendi yaşamını geçindirebilecek kadar para kazanabildi.
1918 yılının Mayıs ayında hem Rusya'daki devrimin etkisi ile huzursuz ortamdan kaçmak hem de kendi deneysel müziğini yapabileceği daha rahat bir ortam bulmak için kalıcı bir süreliğine olmak üzere Amerika'ya doğru hareket etti.

Müziğinin olgunlaşmasında önemli bir yere sahip olan film müziğine duyduğu ilgiden dolayı film endüstrisinde bulundu. Kendine ve diğer birtakım Rus bestecilerine ait kaydı bulunmayan piyano eserlerinin kayıtlarını yaptı.
San Fransisko'ya ulaştıktan sonra hemen diğer ünlü Rus sığınmacılarla karşılaştırıldı. Bundan sonra da New York'ta bir solo konser vermek üzere yolculuğa çıktı. Bunu diğer konserler izledi. Bir opera bestelemek için bir anlaşma imzalamasına rağmen çesitli sorunlardan dolayı bu opera macerası başarıya ulaşamadı ve bu başarısızlık Prokofiev'in Amerika macerasının da sonu oldu. 1920 yılında Rusya'ya başarısız bir şekilde dönmek istemediğinden dolayı Paris'e gitti. Burada kendisinin müziğine daha hazır olan bir ortam bulan Prokofiev yarım bıraktığı işlerine geri döndü ve onları bitirdi.
1930'lu yılların başında Prokofıev'in evine duyduğu özlemin artması ile eserlerinin prömiyerlerini daha sık olarak kendi ülkesinde yapmaya başladı.

1934 yılında Prolofiev kalıcı olarak Sovyetler Birliği'ne geri döndü. Ailesi ise kendinden bir yıl sonra geri dönebildi. Sovyetler Birliği'ndeki değişen politikalar sayesinde kendine daha özgür bir alan bulabildi, yalnız bu politakalar Rus yorumcuların neredeyse tümüyle dışarı ile olan ilişkisini koparıyordu.
1941 yılında geçirdiği ilk kalp krizi ile bozulmaya başlayan sağlığı savaş ve savaş sonrası yıllarda giderek bozularak 5 Mart 1953 günü 62 yaşında iken ölmesine neden oldu.